Fotoğraf: açık kaynaklardan
Televizyonu 7/24 açık bırakmak sanıldığı kadar zararsız değil
Televizyonu 7/24 açık bırakmak ilk bakışta sanıldığı kadar zararsız değildir. Mükemmel görüntü kalitesine ve akıllı özelliklere sahip en gelişmiş modeller bile sürekli çalışırken strese maruz kalır; bu, bir dizi soruna yol açabilir. BGR’deki uzmanlar, her zaman açık bir TV’nin ekranınıza, elektronik cihazlarınıza ve bütçenize yönelik risklerini açıklıyor.
Bileşen aşınması ve ekranın yanması riski
Bir bilgisayar veya başka bir aygıt gibi, TV de işlemciden güç kaynağına kadar birçok hassas öğe içerir. Uzun süreli kullanım ısının artmasına neden olur, bu da zamanla performansı azaltır ve bileşen arızası olasılığını artırır.
OLED ekranlar özellikle savunmasızdır: Sürekli olarak aynı arayüz öğelerini (örneğin, kanal logoları veya menüler) görüntülerken, bir yanma etkisi meydana gelebilir; piksellerin kalıcı bir şekilde “tükenmesi” ve artık görüntü oluşması. Modern teknolojiler buna karşı kısmen koruma sağlıyor ancak sorunu tamamen ortadan kaldırmıyor.
Enerji tüketimi ve maliyetler
TV açık olduğu süre boyunca güç tüketir. Modele bağlı olarak ortalama tüketim 50 W–200 W olup, özellikle ağda ek ekipmanların (akıllı set üstü kutular, ses sistemleri) de çalışıyor olması durumunda elektrik faturasında gözle görülür bir artışa yol açabilir.
TV’nizi günde 8-10 saat açık tutarsanız bu, yıllık enerji tüketiminizi ve dolayısıyla maliyetlerinizi önemli ölçüde artırır.
Üreticiler, TV’nizin ömrünü uzatmak ve enerji maliyetlerini azaltmak için, modeliniz tarafından sağlanmışsa otomatik kapanma zamanlayıcılarını ve enerji tasarrufu modlarını kullanmanızı önerir.
Genel olarak, TV’niz uzun süre dayanacak şekilde tasarlanmış olsa da onu sürekli açık bırakmamalısınız; bu, aşınma ve yıpranmayı hızlandırabilir, ekran yanmasına neden olabilir ve enerji maliyetlerinizi artırabilir.
